Сура: Аль-Муззамиль
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ [٧٣:١]
Ya ayyuha almuzzammilu [Transliteration][73:1]
О завернувшийся! [Крачковский][73:1]
О закутавшийся! [Рысжанов][73:1]
О закутавшийся! [Кулиев][73:1]
О ты, завернутый в плащ, [Богуславский][73:1]
О завернувшийся в одежду! [Саблуков][73:1]
O you who are cloaked. [FreeMinds][73:1]
Ey (peygamberlik görevine) bürünen! [Okuyan][73:1]
Ey vahye bürünen! [Bayraktar][73:1]
Ey giysisine bürünüp yatan! [Nuri][73:1]
﴿١﴾

قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا [٧٣:٢]
Qumi allayla illa qaleelan [Transliteration][73:2]
Простаивай ночь, если не немного, - [Крачковский][73:2]
Стой ночью, за исключением малого, [Рысжанов][73:2]
Простаивай ночь без малого, [Кулиев][73:2]
встань и молись всю ночь, или почти всю. [Богуславский][73:2]
Стой эту ночь (за исключением небольшой поры, [Саблуков][73:2]
Stand the night except for a little. [FreeMinds][73:2]
Birazı (bazı saatleri) hariç, gece kalk! [Okuyan][73:2]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:2]
Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç, [Nuri][73:2]
﴿٢﴾

نِّصْفَهُ أَوِ انقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا [٧٣:٣]
Nisfahu awi onqus minhu qaleelan [Transliteration][73:3]
половину ее, или убавь от этого немного, [Крачковский][73:3]
половину ее, или сократив немного от нее, [Рысжанов][73:3]
половину ночи или чуть меньше того, [Кулиев][73:3]
Молись до половины ночи, например, или немного менее, [Богуславский][73:3]
Половины ее: или убавь из этого немного, [Саблуков][73:3]
Half of it, or a little less than that. [FreeMinds][73:3]
(Gecenin) yarısında, ondan biraz eksilt(erek daha erken kalk). [Okuyan][73:3]
Gece yarısı, ondan biraz önce [Bayraktar][73:3]
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt! [Nuri][73:3]
﴿٣﴾

أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا [٧٣:٤]
Aw zid AAalayhi warattili alqurana tarteelan [Transliteration][73:4]
или прибавь к этому и читай Коран чтением. [Крачковский][73:4]
или прибавив к ней. Читай Словесность (Коран) ритмично. [Рысжанов][73:4]
или чуть больше того, и читай Коран размеренным чтением. [Кулиев][73:4]
или немного более, и читай внятно Коран. [Богуславский][73:4]
Или прибавь к этому;) и читай Коран чтением стройным. [Саблуков][73:4]
Or a little more, and arrange the Qur'an in its arrangement. [FreeMinds][73:4]
Ona ilave ederek (gece yarısından sonra kalk) ve Kur'an'ı ağır ağır oku! [Okuyan][73:4]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:4]
Yahut buna biraz ekle! Ve Kur’an’ı ağır ağır, düşüne düşüne oku! [Nuri][73:4]
﴿٤﴾

إِنَّا سَنُلْقِي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا [٧٣:٥]
Inna sanulqee AAalayka qawlan thaqeelan [Transliteration][73:5]
Мы пошлем тебе слово тяжелое. [Крачковский][73:5]
Поистине, Мы возложим на тебя весомые слова. [Рысжанов][73:5]
Мы непременно ниспошлем тебе весомые слова. [Кулиев][73:5]
Мы передадим тебе слова великой важности. [Богуславский][73:5]
Мы откроем тебе слово веское: [Саблуков][73:5]
We will place upon you a saying which is heavy. [FreeMinds][73:5]
Şüphesiz ki biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz bırakacağız ( vahyedeceğiz). [Okuyan][73:5]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:5]
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız. [Nuri][73:5]
﴿٥﴾

إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْئًا وَأَقْوَمُ قِيلًا [٧٣:٦]
Inna nashiata allayli hiya ashaddu watan waaqwamu qeelan [Transliteration][73:6]
Ведь вставание ночью – оно сильнее по действию и прямее по речи. [Крачковский][73:6]
Поистине, вставание ночью сильнее готовит и выпрямляет слова. [Рысжанов][73:6]
Воистину, молитвы после пробуждения среди ночи тяжелее и яснее по изложению. [Кулиев][73:6]
Вставая ночью, ты более расположен к делу и более способен говорить, [Богуславский][73:6]
Истинно, при бдению во время ночи оно сильнее по впечатлению, и выразительнее по произношению. [Саблуков][73:6]
The time of the night is more effective and better for study. [FreeMinds][73:6]
Şüphesiz ki gecenin inşası daha kalıcıdır; sözü de daha etkilidir. [Okuyan][73:6]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:6]
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. [Nuri][73:6]
﴿٦﴾

إِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا [٧٣:٧]
Inna laka fee alnnahari sabhan taweelan [Transliteration][73:7]
Ведь у тебя днем великое плавание. [Крачковский][73:7]
Поистине, днем у тебя длительное плавание. [Рысжанов][73:7]
Воистину, днем ты бываешь подолгу занят. [Кулиев][73:7]
потому что днем у тебя много забот. [Богуславский][73:7]
В продолжении дня у тебя много житейских забот. [Саблуков][73:7]
For you have many duties during the day. [FreeMinds][73:7]
Şüphesiz ki gündüz senin için uzun (süreli) meşguliyet(ler) vardır. [Okuyan][73:7]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:7]
Kuşkusuz, gündüz boyu senin için uzun bir dolaşma/yoğun bir uğraş vardır. [Nuri][73:7]
﴿٧﴾

وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا [٧٣:٨]
Waothkuri isma rabbika watabattal ilayhi tabteelan [Transliteration][73:8]
И поминай имя Господа твоего и устремись к нему всем устремлением. [Крачковский][73:8]
Поминай имя Господа твоего и посвяти себя Ему, отрешившись. [Рысжанов][73:8]
Поминай же имя Господа твоего и посвяти себя Ему полностью. [Кулиев][73:8]
Вспоминай имя Господа твоего и посвяти себя исключительно Ему. [Богуславский][73:8]
Призывай имя Господа твоего и предайся Ему полной преданностью: [Саблуков][73:8]
And remember the name of your Lord, and devote to Him completely. [FreeMinds][73:8]
Rabbinin adını an! Bütün varlığınla O'na yönel! [Okuyan][73:8]
(2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur`ân`ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O`na ver! [Bayraktar][73:8]
Rabbinin adını an ve tüm benliğinle O’na yönel! [Nuri][73:8]
﴿٨﴾

رَّبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَكِيلًا [٧٣:٩]
Rabbu almashriqi waalmaghribi la ilaha illa huwa faittakhithhu wakeelan [Transliteration][73:9]
Господь востока и запада; нет божества, кроме Него; возьми же Его покровителем! [Крачковский][73:9]
Господь востока и запада! Божество исключительно Он! Так возьми Его как Поручителя! [Рысжанов][73:9]
Господь востока и запада - нет божества, кроме Него. Сделай же Его своим Попечителем и Хранителем. [Кулиев][73:9]
Он— Господь востока и запада. Нет другого бога, кроме Его. Возьми Его себе в покровители. [Богуславский][73:9]
Он - Господь Востока и Запада; кроме Его нет достопокланяемого: Его возьми себе в покровителя. [Саблуков][73:9]
The Lord of the east and the west, there is no god except He, so take Him as a protector. [FreeMinds][73:9]
(Allah) doğunun da batının da Rabbidir. Kendisinden başka ilah yoktur. (Sadece) O'nu vekil (güven kaynağı) edin! [Okuyan][73:9]
O, doğunun da batının da Rabbi`dir. O`ndan başka ilâh yoktur. Öyle ise yalnız O`nun himayesine sığınınız. [Bayraktar][73:9]
Doğunun ve batının Rabbidir O. Tanrı yoktur O’ndan başka. O’nu vekil et! [Nuri][73:9]
﴿٩﴾

وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا [٧٣:١٠]
Waisbir AAala ma yaqooloona waohjurhum hajran jameelan [Transliteration][73:10]
И терпи то, что они говорят, и беги от них хорошенько. [Крачковский][73:10]
Терпи то, что они говорят, и покинь их красиво. [Рысжанов][73:10]
Терпимо относись к их словам и сторонись их красиво. [Кулиев][73:10]
Сноси с терпением речи их и избегай их самым приличным образом. [Богуславский][73:10]
Терпеливо переноси, что говорят они, и уклонись от них, уклоняясь совершенно; [Саблуков][73:10]
And be patient over what they say, and abandon them in a good manner. [FreeMinds][73:10]
O (müşriklerin) söylediklerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle uzaklaş! [Okuyan][73:10]
Onların dediklerine/diyeceklerine sabret ve onlardan güzelce ayrıl! [Bayraktar][73:10]
Onların söylediklerine sabret! Ve güzelce ayrıl onlardan. [Nuri][73:10]
﴿١٠﴾

وَذَرْنِي وَالْمُكَذِّبِينَ أُولِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا [٧٣:١١]
Watharnee waalmukaththibeena olee alnnaAAmati wamahhilhum qaleelan [Transliteration][73:11]
И оставь Меня с теми, кто обвиняет во лжи, обладателями благодати, и дай им отсрочку немного. [Крачковский][73:11]
Оставь Меня с считающими ложью, обладающими благодеяниями. Дай им немного времени. [Рысжанов][73:11]
Оставь Меня с обвиняющими во лжи, которые пользуются мирскими благами, и предоставь им небольшую отсрочку. [Кулиев][73:11]
Оставь Меня с теми, которые считают тебя лжецом и пользуются милостями Моими. Дай им небольшой срок. [Богуславский][73:11]
Оставь только Меня с ними, держащимися лжи, наслаждающимися благами. Дай им небольшую отсрочку: [Саблуков][73:11]
And leave Me to deal with the deniers who have been given the good things, and give them time for a while. [FreeMinds][73:11]
Nimet sahibi (olan) o yalanlayıcıları bana bırak; onlara biraz zaman tanı! [Okuyan][73:11]
Nimet içinde yüzen o yalancıları/kâfirleri bana bırak ve onlara biraz mühlet ver! [Bayraktar][73:11]
Benimle, o nimete boğulmuş yalanlayıcıları baş başa bırak! Birazcık süre tanı onlara. [Nuri][73:11]
﴿١١﴾

إِنَّ لَدَيْنَا أَنكَالًا وَجَحِيمًا [٧٣:١٢]
Inna ladayna ankalan wajaheeman [Transliteration][73:12]
Поистине, у Нас ведь оковы и огонь, [Крачковский][73:12]
Поистине, ведь у Нас оковы и пламя, [Рысжанов][73:12]
Воистину, есть у Нас оковы и Ад, [Кулиев][73:12]
Мы имеем для них тяжкие цепи и адский пламень, [Богуславский][73:12]
У Нас для них есть цепи и адский пламень, [Саблуков][73:12]
We have with Us restraints and a raging fire. [FreeMinds][73:12]
(12, 13) Şüphesiz ki bizim katımızda, (onlar için hazırlanmış) prangalar, yakıcı ateş, boğazdan geçmeyen yiyecek ve elem verici azap vardır. [Okuyan][73:12]
(12-14) Şüphesiz, yerin ve dağların şiddetle sarsılacağı, dağların saçılmış kum yığını haline geleceği gün, katımızda prangalar ve cehennem vardır. Boğazı tıkayan yiyecek ve acıklı azap vardır. [Bayraktar][73:12]
Bizim yanımızda bukağılar var, cehennem var! [Nuri][73:12]
﴿١٢﴾

وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا [٧٣:١٣]
WataAAaman tha ghussatin waAAathaban aleeman [Transliteration][73:13]
и еда удавляющая, и наказание мучительное [Крачковский][73:13]
удушающая пища и мучительное наказание! [Рысжанов][73:13]
еда, которой давятся, и мучительные страдания. [Кулиев][73:13]
пищу, которая раздерет внутренности их, и страшное мучение. [Богуславский][73:13]
И пища, терзающая горло, и томительное мучение, [Саблуков][73:13]
And food that chokes, and a painful retribution. [FreeMinds][73:13]
(12, 13) Şüphesiz ki bizim katımızda, (onlar için hazırlanmış) prangalar, yakıcı ateş, boğazdan geçmeyen yiyecek ve elem verici azap vardır. [Okuyan][73:13]
(12-14) Şüphesiz, yerin ve dağların şiddetle sarsılacağı, dağların saçılmış kum yığını haline geleceği gün, katımızda prangalar ve cehennem vardır. Boğazı tıkayan yiyecek ve acıklı azap vardır. [Bayraktar][73:13]
Boğazdan zor geçen bir yiyecek, korkunç bir azap var, [Nuri][73:13]
﴿١٣﴾

يَوْمَ تَرْجُفُ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا [٧٣:١٤]
Yawma tarjufu alardu waaljibalu wakanati aljibalu katheeban maheelan [Transliteration][73:14]
в тот день, как задрожит земля и горы и станут горы холмом сыпучим! [Крачковский][73:14]
В тот День сотрясутся земля и горы! Горы станут ничтожным песчаным холмом! [Рысжанов][73:14]
В тот день земля и горы сотрясутся, и горы превратятся в холмы сыпучего песка. [Кулиев][73:14]
Придет день, когда задрожит земля и горы; горы обратятся в разметанный песок. [Богуславский][73:14]
В тот день, когда земля и горы потрясутся, когда горы будут грудой насыпанного в кучу песка. [Саблуков][73:14]
The Day the earth and the mountains shake, and the mountains become a crumbling pile. [FreeMinds][73:14]
O gün (Son Saat'te) yer ve dağlar sars(ıl)acak; dağlar erimiş kum yığınına dönecektir. [Okuyan][73:14]
(12-14) Şüphesiz, yerin ve dağların şiddetle sarsılacağı, dağların saçılmış kum yığını haline geleceği gün, katımızda prangalar ve cehennem vardır. Boğazı tıkayan yiyecek ve acıklı azap vardır. [Bayraktar][73:14]
O günde ki yer ve dağlar sarsılır ve dağlar eriyip akan bir kum yığınına dönüşür. [Nuri][73:14]
﴿١٤﴾

إِنَّا أَرْسَلْنَا إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَا أَرْسَلْنَا إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا [٧٣:١٥]
Inna arsalna ilaykum rasoolan shahidan AAalaykum kama arsalna ila firAAawna rasoolan [Transliteration][73:15]
Мы ведь послали к вам посланца, свидетельствующего против вас, как послали к Фирауну посланца. [Крачковский][73:15]
Поистине, Мы послали к вам посланника, свидетельствующего против вас, как Мы посылали к фараону посланника, [Рысжанов][73:15]
Мы отправили к вам Посланника свидетелем против вас, подобно тому, как отправили посланника к Фараону. [Кулиев][73:15]
Мы послали к вам пророка, чтобы быть свидетелем против вас, подобно тому, как послали пророка к Фараону. [Богуславский][73:15]
Мы послали к вам посланника, свидетеля о вас, как посылали посланника к Фараону. [Саблуков][73:15]
We have sent to you a messenger as a witness over you, as We have sent to Pharaoh a messenger. [FreeMinds][73:15]
Şüphesiz ki Firavun'a elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik. [Okuyan][73:15]
Firavun`a bir peygamber gönderdiğimiz gibi size de, size şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. [Bayraktar][73:15]
Biz size, üstünüze tanık olan bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun’a bir resul gönderdiğimiz gibi. [Nuri][73:15]
﴿١٥﴾

فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَأَخَذْنَاهُ أَخْذًا وَبِيلًا [٧٣:١٦]
FaAAasa firAAawnu alrrasoola faakhathnahu akhthan wabeelan [Transliteration][73:16]
И ослушался Фираун посланца, и схватили Мы его схваткой мучительной. [Крачковский][73:16]
но воспротивился фараон посланнику, и Мы схватили его губительной хваткой! [Рысжанов][73:16]
Фараон ослушался посланника, и Мы схватили его Хваткой суровой. [Кулиев][73:16]
Фараон был непокорен посланному Нашему, и Мы наказали его страшным наказанием. [Богуславский][73:16]
Фараон воспротивился тому посланнику, и Мы наказали его мучительным наказанием. [Саблуков][73:16]
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner. [FreeMinds][73:16]
Firavun, o Elçi'ye isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamıştık. [Okuyan][73:16]
Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık. [Bayraktar][73:16]
Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik. [Nuri][73:16]
﴿١٦﴾

فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا [٧٣:١٧]
Fakayfa tattaqoona in kafartum yawman yajAAalu alwildana sheeban [Transliteration][73:17]
И как же вы спасетесь, если останетесь неверными, от того дня, который детей сделает седыми? [Крачковский][73:17]
Так как вы убережетесь, если останетесь закрывшимися? В тот День дети станут седыми! [Рысжанов][73:17]
Как же вы спасетесь, если не уверуете, в тот день, который заставит поседеть младенцев? [Кулиев][73:17]
Если вы неверны, как остережетесь вы дня, в который поседеют даже волосы детей? [Богуславский][73:17]
Если вы будете неверными, то как сохранитесь в тот день, который юношей сделает седыми, [Саблуков][73:17]
So how can you be righteous when you have rejected? A Day which will turn the children white haired! [FreeMinds][73:17]
Çocuğu yaşlıya çevirecek o güne karşı kâfir olursanız, (azaptan) nasıl korunabilirsiniz ki! [Okuyan][73:17]
Eğer inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatan bir günden nasıl korunursunuz? [Bayraktar][73:17]
Eğer inkâr ve nankörlüğe saparsanız, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çeviren o günden nasıl korunacaksınız? [Nuri][73:17]
﴿١٧﴾

السَّمَاءُ مُنفَطِرٌ بِهِ ۚ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا [٧٣:١٨]
Alssamao munfatirun bihi kana waAAduhu mafAAoolan [Transliteration][73:18]
Небо раскалывается тогда; обещание Его совершается. [Крачковский][73:18]
Небо расколется тогда, и обещание Его свершится! [Рысжанов][73:18]
Небо тогда будет расколото, и обещание Его непременно исполнится. [Кулиев][73:18]
Небо расколется со страха. Обещанное Богом свершится. [Богуславский][73:18]
В который расторгнется небо. Обетование Его исполнится. [Саблуков][73:18]
The heavens will crack with it. His promise is always delivered. [FreeMinds][73:18]
Gök, o (gün) nedeniyle yarılacaktır. (Allah'ın) vaadi gerçekleşmiş olacaktır. [Okuyan][73:18]
O gün, gök parça parça olur ve O`nun vaadi gerçekleşmiş olur. [Bayraktar][73:18]
Gök bile o yüzden parçalanır. O’nun vaadi gerçekleşmiştir. [Nuri][73:18]
﴿١٨﴾

إِنَّ هَٰذِهِ تَذْكِرَةٌ ۖ فَمَن شَاءَ اتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِ سَبِيلًا [٧٣:١٩]
Inna hathihi tathkiratun faman shaa ittakhatha ila rabbihi sabeelan [Transliteration][73:19]
Поистине, это – напоминание; и кто пожелает, избирает путь к Господу своему. [Крачковский][73:19]
Поистине, это Напоминание! Так, кто пожелает, пусть возьмет путь к Господу своему! [Рысжанов][73:19]
Воистину, это - Назидание, и всякий, кто пожелает, встанет на путь к своему Господу. [Кулиев][73:19]
Вот вам предостережение: кто хочет, пусть идет путем, ведущим к Господу. [Богуславский][73:19]
Это - предостережение вам. Потому, кто хочет, тот будет держаться стези ко Господу своему. [Саблуков][73:19]
This is a reminder, so let he who wishes take a path to his Lord. [FreeMinds][73:19]
Şüphesiz ki bu (Kur'an), (gerçeği) hatırla(t)madır. Dileyen, Rabbine (giden) bir yol tutar. [Okuyan][73:19]
Şüphesiz bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden bir yol tutar. [Bayraktar][73:19]
Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir. [Nuri][73:19]
﴿١٩﴾

۞ إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَائِفَةٌ مِّنَ الَّذِينَ مَعَكَ ۚ وَاللَّهُ يُقَدِّرُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ ۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ ۖ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ ۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ ۙ وَآخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ اللَّهِ ۙ وَآخَرُونَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۖ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ ۚ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَقْرِضُوا اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا ۚ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا ۚ وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ ۖ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ [٧٣:٢٠]
Inna rabbaka yaAAlamu annaka taqoomu adna min thuluthayi allayli wanisfahu wathuluthahu wataifatun mina allatheena maAAaka waAllahu yuqaddiru allayla waalnnahara AAalima an lan tuhsoohu fataba AAalaykum faiqraoo ma tayassara mina alqurani AAalima an sayakoonu minkum marda waakharoona yadriboona fee alardi yabtaghoona min fadli Allahi waakharoona yuqatiloona fee sabeeli Allahi faiqraoo ma tayassara minhu waaqeemoo alssalata waatoo alzzakata waaqridoo Allaha qardan hasanan wama tuqaddimoo lianfusikum min khayrin tajidoohu AAinda Allahi huwa khayran waaAAthama ajran waistaghfiroo Allaha inna Allaha ghafoorun raheemun [Transliteration][73:20]
Поистине, Господь твой знает, что ты простаиваешь меньше, чем две трети ночи, и половину ее и треть; и люди из тех, что с тобою. И Аллах размеряет ночь и день. Знает Он, что вы не учтете этого, и обратился Он к вам. Читайте же, что легко вам из Корана. Знает Он, что будут из вас больные и другие, которые ударяют землю, выискивая милости Аллаха, и другие, которые сражаются на пути Аллаха. Читайте же, что легко вам из него, и простаивайте молитву, и приносите очистительную подать, и одолжайте Аллаху хороший заем. Что вы уготоваете вперед из добра для самих себя, найдете это у Аллаха лучшим и большим по награде, и просите прощения у Аллаха. Поистине, Аллах – прощающ, милостив! [Крачковский][73:20]
Поистине, Господь твой знает, что ты стоишь меньше, чем две трети ночи, и половину ее, и ее треть, а также группа с тобою. Бог размеряет ночь и день. Знает Он, что вы не считаете это, и принял Он ваше покаяние. Так читайте то, что легко вам из Словесности (Корана). Знает Он, что будут из вас больные и другие, странствующие по земле, стремясь к превосходству от Бога, и другие, сражающиеся на пути Бога. Так читайте, что из нее легко вам, выходите на молитвенную связь, совершайте обеляющий расход и давайте Богу хороший заем. Что вы приготовите для себя из добра, то вы обнаружите у Бога лучшим и большим по награде! Просите прощения у Бога! Поистине, Бог – Прощающий, Жалеющий! [Рысжанов][73:20]
Воистину, твой Господь знает, что ты и часть тех, кто с тобой, простаиваете менее двух третей ночи, или половину ее, или треть ее. Аллах определяет меру дня и ночи. Он знает, что вам не сосчитать этого, и принимает ваши покаяния. Читайте же из Корана то, что необременительно для вас. Он знает, что среди вас будут больные, что одни странствуют по земле в поисках милости Аллаха, а другие сражаются на пути Аллаха. Читайте же из него то, что необременительно для вас, совершайте намаз, раздавайте закят и одолжайте Аллаху прекрасный заем. Какое бы добро вы ни приготовили для себя заранее, вы найдете его у Аллаха в виде лучшего и большего вознаграждения. Просите же у Аллаха прощения, ведь Аллах - Прощающий, Милосердный. [Кулиев][73:20]
Господь твой знает, что ты молишься то около двух третей ночи, то половину ее, то одну треть и что часть тех, которые тебе следуют, делают то же самое. Бог размеряет ночь и день, Он знает, что вы не считаете точным образом время, и потому прощает вам. Читайте из Корана то, что для вас легко. Бог знает, что между вами есть больные, что есть другие, которые путешествуют по земле для приобретения себе благ от щедрот Божиих; Он знает, что есть и такие, которые ведут войну за дело Божие. Читайте же из Корана то, что легко для вас. Исполняйте молитву, подавайте милостыню и ссужайте Бога щедрым образом. Все добро, которое вы сделаете для себя самих, вы найдете его у Бога. Это будет лучше для вас и доставит вам большую награду. Просите прощения у Бога, потому что Он благ и милосерд. [Богуславский][73:20]
Истинно, Господь твой знает, что ты встаешь на молитву, то в первую треть ночи, то в половине ее, то в последнюю треть ее, и также некоторые из тех, которые с тобой. Бог разделил на части ночь и день: Он знает, что вам этого не узнать точно, и Он прощает вам это. Потому, читайте из Корана столько, столько можете. Он знает, что из вас некоторые бывают больны, другие странствуют по земле, желая снискать себе что либо из щедрот Божиих; иные трудятся в битвах на пути Божием: потому читайте из него столько, сколько можете. Совершайте молитвы, давайте очистительную с имущества милостыню. Одолжайте Бога хорошим одолжением. Какое добро ни предпошлете вы для себя, у Бога найдете его: Он сам - добро и величайшая награда. Просите у Бога прощения себе: истинно, Бог - прощающий, милосерд. [Саблуков][73:20]
Your Lord knows that you rise a little less than two thirds of the night, and half of it, and one third of it; and a group of those who are with you. And God measures the night and the day. He knows that you will not be able to keep up, so He pardons you. So read what is made easy of the Qur'an. He knows that there will be sick among you, and others that go forth in the land seeking from the bounty of God, and others who are fighting in the cause of God, so read what you can of it. And hold the indoctrination and contribute towards purification and lend God a loan of righteousness. And whatever you put forth yourselves, you will find it with God, for it is better and a greater reward. And seek the forgiveness of God, for God is Forgiving, Merciful. [FreeMinds][73:20]
Şüphesiz ki Rabbin, senin ve beraberinde bulunan bir grubun gecenin üçte ikisinden daha az bir kısmında, yarısında ve üçte birinde kalkmakta olduğunu biliyor. Allah gecenin ve gündüzün ölçüsünü belirler. O, sizin bunu (tamamen) sayamayacağınızı bilmiş ve (bunun için) tevbenizi kabul etmiştir. Kolay olan zamanda Kur'an'dan okuyun!İçinizde hastalar olacağını, (içinizden) bir kısmının Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde sefere çıkacağını, diğer bir kısmının da Allah yolunda savaşacağını (Allah) bilmektedir. Kolay olan zamanda ondan (Kur'an'dan) okuyun! Namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a güzel bir borç verin! Kendiniz için (önceden) ne tür bir iyilik sunarsanız, Allah katında onu hem daha hayırlı hem de ödül bakımından daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [Okuyan][73:20]
Hiç şüphen olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle yapıyor. Allah, gece ve gündüz olanları ölçüp biçiyor. Sizin onu sayamayacağınızı bildiği için, sizin tövbenizi kabul etti. Artık Kur`ân`dan kolayınıza geleni okuyunuz. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmınızın Allah`ın lütfundan bir şeyler aramak için gurbete çıkacağını, diğer bir kısmının da Allah yolunda savaşacaklarını bildi. O halde Kur`ân`dan kolay geleni okuyunuz. Namazı kılınız. Zekâtı veriniz. Güzel bir ödünçle Allah`a ödünç veriniz. Kendiniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah`tan af dileyin. Şüphesiz Allah çok affedendir; çok merhamet sahibidir. [Bayraktar][73:20]
Hiç kuşkun olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle. Allah, geceyi de gündüzü de ölçüye bağlamıştır. Sizin onu kuşatamayacağınızı bildi de size tövbe nasip etti. O halde Kur’an’dan, kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allah’ın lütfundan bir şeyler isteyeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi. O halde Kur’an’dan, kolay geleni okuyun! Namazı kılın! Zekâtı verin. Güzel bir ödünçle Allah’a ödünç verin! Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah’tan af dileyin. Hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok esirgeyicidir. [Nuri][73:20]
﴿٢٠﴾

This document is printed with Zekr 1.1.0m1 (http://zekr.org).