Сура: Нуx
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ [٧١:١]
Inna arsalna noohan ila qawmihi an anthir qawmaka min qabli an yatiyahum AAathabun aleemun [Transliteration][71:1]
Поистине, Мы послали Нуха к его народу: «Увещевай твой народ, прежде чем придет к ним наказание мучительное!» [Крачковский][71:1]
Поистине, Мы послали Нуха (Ноя) к своему народу: «Поистине, предупреди твой народ до того, как придет мучительное наказание!» [Рысжанов][71:1]
Мы отправили Нуха (Ноя) к его народу: "Предостереги свой народ прежде, чем их постигнут мучительные страдания". [Кулиев][71:1]
Мы послали Ноя к народу его, сказав: предупреди народ твой, прежде, чем постигнет их тяжкое наказание. [Богуславский][71:1]
Мы посылали Ноя к его народу: "Вразуми народ твой прежде, нежели постигнет его лютая казнь!" [Саблуков][71:1]
We have sent Noah to his people: "Warn your people before a painful retribution comes to them." [FreeMinds][71:1]
Kendilerine elem verici bir azap gelmeden önce kavmini uyar(sın) diye Nuh'u kendi kavmine göndermiştik. [Okuyan][71:1]
Şüphesiz biz Nûh`u, kendilerine acıklı bir azap gelmeden önce toplumunu uyarması için toplumuna peygamber olarak gönderdik. [Bayraktar][71:1]
Biz, Nûh’u, "Toplumunu, kendilerine korkunç bir azap gelmeden önce uyar!" diye kavmine gönderdik. [Nuri][71:1]
﴿١﴾

قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ [٧١:٢]
Qala ya qawmi innee lakum natheerun mubeenun [Transliteration][71:2]
Он сказал: «О народ мой! Я для вас увещатель ясный: [Крачковский][71:2]
Сказал Нух (Ной): «О мой народ! Поистине, я ясный предупреждающий для вас! [Рысжанов][71:2]
Он сказал: "О мой народ! Воистину, я для вас - предостерегающий и разъясняющий увещеватель. [Кулиев][71:2]
Он сказал: о народ мой! Я послан, чтобы предупредить вас по истине. [Богуславский][71:2]
Он сказал: "Народ мой! Я для вас ясный вразумитель. [Саблуков][71:2]
He said: "My people, I am to you a clear warner." [FreeMinds][71:2]
Şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. [Okuyan][71:2]
“Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah`a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah`ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!” [Bayraktar][71:2]
O dedi ki: "Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım." [Nuri][71:2]
﴿٢﴾

أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ [٧١:٣]
Ani oAAbudoo Allaha waittaqoohu waateeAAooni [Transliteration][71:3]
поклоняйтесь Аллаху, бойтесь Его и повинуйтесь мне! [Крачковский][71:3]
Поистине, служите Богу, остерегайтесь Его и слушайтесь меня! [Рысжанов][71:3]
Поклоняйтесь Аллаху, бойтесь Его и повинуйтесь мне! [Кулиев][71:3]
Поклоняйтесь Богу, бойтесь Его и повинуйтесь мне. [Богуславский][71:3]
Покланяйтесь Богу, бойтесь Его и повинуйтесь мне, [Саблуков][71:3]
"That you shall serve God and be aware of Him and obey me." [FreeMinds][71:3]
Allah'a kulluk edin; O'na karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin. [Okuyan][71:3]
“Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah`a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah`ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!” [Bayraktar][71:3]
"O halde, Allah’a ibadet edin! O’ndan korkun! Ve bana itaat edin ki, [Nuri][71:3]
﴿٣﴾

يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ ۖ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ [٧١:٤]
Yaghfir lakum min thunoobikum wayuakhkhirkum ila ajalin musamman inna ajala Allahi itha jaa la yuakhkharu law kuntum taAAlamoona [Transliteration][71:4]
Тогда простит Он вам ваши грехи и отсрочит вам до названного предела. Поистине, предел Аллаха, когда придет, – не отсрочивается. Если бы вы знали!» [Крачковский][71:4]
Он простит вам ваши провинности и предоставит вам отсрочку до назначенного срока! Поистине, когда срок Бога наступает, то он не откладывается, если бы вы знали!» [Рысжанов][71:4]
Он простит вам ваши грехи и предоставит вам отсрочку до назначенного срока. Воистину, когда срок Аллаха наступает, он уже не откладывается. Если бы вы только знали!" [Кулиев][71:4]
Бог простит вам грехи ваши и отсрочит вам до определенного срока, потому что, когда наступит срок, назначенный Богом, никто не может отдалить его. Если бы вы знали это! [Богуславский][71:4]
Чтобы Он простил вам грехи ваши, и отсрочил вам до определенной поры, ибо пора Божия, когда наступит, уже не отсрочивается. О если бы вы заблаговременно узнали это!" [Саблуков][71:4]
"He shall forgive your sins and delay you to a predetermined time. When the time of God comes, it cannot be delayed, if you know." [FreeMinds][71:4]
(Böylece Allah) da günahlarınızı bağışlasın ve sizi, belirli bir süreye kadar ertelesin (yaşatsın)!" Allah'ın (belirlediği) süresi gelince (o artık) ertelenmez. Keşke bilseydiniz! [Okuyan][71:4]
“Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah`a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah`ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!” [Bayraktar][71:4]
Allah, günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir süreye kadar ertelesin. Çünkü Allah’ın eceli geldiğinde ertelenmez. Bir bilebilseydiniz!" [Nuri][71:4]
﴿٤﴾

قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوْتُ قَوْمِي لَيْلًا وَنَهَارًا [٧١:٥]
Qala rabbi innee daAAawtu qawmee laylan wanaharan [Transliteration][71:5]
Он сказал: «Господь мой, я звал свой народ ночью и днем, [Крачковский][71:5]
Нух (Ной) обратился: «Господи! Поистине, я взывал к своему народу и ночью, и днем, [Рысжанов][71:5]
Он сказал: "Господи! Я призывал мой народ ночью и днем, [Кулиев][71:5]
Он обратился к Богу и сказал: Господи, я призывал народ мой денно и нощно, [Богуславский][71:5]
Он сказал: "Господи мой! Я призывал народ мой ночь и день; [Саблуков][71:5]
He said: "My Lord, I have called on my people night and day." [FreeMinds][71:5]
(Nuh) demişti ki: "Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim [Okuyan][71:5]
“Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.” [Bayraktar][71:5]
Nûh şöyle yakardı: "Ey Rabbim! Ben toplumumu gece ve gündüz davet ettim." [Nuri][71:5]
﴿٥﴾

فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَائِي إِلَّا فِرَارًا [٧١:٦]
Falam yazidhum duAAaee illa firaran [Transliteration][71:6]
но мой призыв увеличил только их бегство. [Крачковский][71:6]
но мой призыв увеличил у них лишь бегство! [Рысжанов][71:6]
но мои проповеди лишь ускорили их бегство. [Кулиев][71:6]
но мой призыв только усилил отдаление их. [Богуславский][71:6]
но призывание мое только увеличило их отступление. [Саблуков][71:6]
"But my calling only drove them away!" [FreeMinds][71:6]
Benim davetim ancak kaçmalarını artırdı. [Okuyan][71:6]
“Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.” [Bayraktar][71:6]
"Fakat çağrım, onların kaçışlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı." [Nuri][71:6]
﴿٦﴾

وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوا أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا [٧١:٧]
Wainnee kullama daAAawtuhum litaghfira lahum jaAAaloo asabiAAahum fee athanihim waistaghshaw thiyabahum waasarroo waistakbaroo istikbaran [Transliteration][71:7]
И поистине, всякий раз как я их призывал, чтобы Ты простил им, они вкладывали свои пальцы в уши, и закрывались платьем, и упорствовали, и гордо превозносились. [Крачковский][71:7]
Поистине, всякий раз, как я их призывал, чтобы Ты простил им, они устанавливали пальцы в свои уши, укрывались в свои одежды, упорствовали и превозносились в высокомерии! [Рысжанов][71:7]
Каждый раз, когда я призывал их, чтобы Ты простил их, они затыкали пальцами уши и укрывались одеждами. Они упорствовали и надменно превозносились. [Кулиев][71:7]
Всякий раз, что я призывал их, обещая прощение Твое, они затыкали себе пальцами уши и закрывались одеждами своими; они упорствовали и гордились. [Богуславский][71:7]
Каждый раз, как я призывал их, чтобы Ты простил им, они пальцами затыкали себе уши, закрывались одеждами, упорствовали и надменно надмевались. [Саблуков][71:7]
"And every time I called on them so that You may forgive them, they put their fingers in their ears and they covered their heads with their outer garments and they insisted, and they became greatly arrogant." [FreeMinds][71:7]
Sen onları bağışlayasın diye onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar; elbiselerine büründüler, direndiler ve kibirlendikçe kibirlendiler. [Okuyan][71:7]
“Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.” [Bayraktar][71:7]
"Ben onları, sen kendilerini affedesin diye çağırdıkça, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiseleriyle sarılıp sarmalandılar, inat ve ısrar ettiler ve kibirlendikçe kibirlendiler." [Nuri][71:7]
﴿٧﴾

ثُمَّ إِنِّي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا [٧١:٨]
Thumma innee daAAawtuhum jiharan [Transliteration][71:8]
Потом я призывал их открыто. [Крачковский][71:8]
Затем, поистине, я призывал их открыто. [Рысжанов][71:8]
Затем я призывал их открыто. [Кулиев][71:8]
Потом я их призывал громогласно. [Богуславский][71:8]
Я призывал их открыто: [Саблуков][71:8]
"Then I called to them publicly." [FreeMinds][71:8]
Sonra, ben kendilerini açıktan davet ettim. [Okuyan][71:8]
“Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.” [Bayraktar][71:8]
"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım." [Nuri][71:8]
﴿٨﴾

ثُمَّ إِنِّي أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا [٧١:٩]
Thumma innee aAAlantu lahum waasrartu lahum israran [Transliteration][71:9]
Потом я возвещал им явно и беседовал с ними тайно [Крачковский][71:9]
Затем, поистине, я призывал их публично и не публично. [Рысжанов][71:9]
Затем я обращался к ним всенародно и говорил с ними наедине. [Кулиев][71:9]
Я проповедовал им и явно, и тайно. [Богуславский][71:9]
То возвещал им всенародно, то беседовал с ними в уединении. [Саблуков][71:9]
"Then I declared to them, and I spoke to them in secret." [FreeMinds][71:9]
Ardından, onlara hem (açıktan) ilan ettim hem de gizli gizli söyledim. [Okuyan][71:9]
“Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.” [Bayraktar][71:9]
"Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım." [Nuri][71:9]
﴿٩﴾

فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا [٧١:١٠]
Faqultu istaghfiroo rabbakum innahu kana ghaffaran [Transliteration][71:10]
и говорил: «Просите прощения у Господа вашего, Он – прощающ, [Крачковский][71:10]
Я говорил им: «Просите прощения у вашего Господа, поистине, Он – Прощающий! [Рысжанов][71:10]
Я говорил: "Просите у вашего Господа прощения, ведь Он - Всепрощающий. [Кулиев][71:10]
Я говорил им: просите помилования у Господа вашего, Он— благ. [Богуславский][71:10]
Я говорил: "Просите прощения у Господа вашего: Он готов прощать. [Саблуков][71:10]
"And I said: Seek forgiveness from your Lord, for He is forgiving." [FreeMinds][71:10]
(Onlara) dedim ki: ‘Rabbinizden bağışlanma dileyin; şüphesiz ki O çok bağışlayandır. [Okuyan][71:10]
“Rabbinizden af dileyiniz. Çünkü O, çok bağışlayıcıdır.” [Bayraktar][71:10]
Ve şöyle dedim: "Rabbinizden af dileyin! O, bağışlamayı çok sevendir." [Nuri][71:10]
﴿١٠﴾

يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا [٧١:١١]
Yursili alssamaa AAalaykum midraran [Transliteration][71:11]
Он пошлет на вас небо дождем, [Крачковский][71:11]
Он посылает вам с неба дождь [Рысжанов][71:11]
Он ниспошлет вам с неба обильные дожди, [Кулиев][71:11]
Он пошлет вам с неба обильные дожди, [Богуславский][71:11]
Он повелевает небу проливать для вас обильные дожди; [Саблуков][71:11]
"He sends the sky to you abundantly." [FreeMinds][71:11]
(Af dileyin ki) üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin! [Okuyan][71:11]
(11-12) “Size gökten bol bol yağmur yağdırsın. Sizi, mal ve çocuklarla desteklesin; size bahçeler lütfetsin ve nehirler akıtsın.” [Bayraktar][71:11]
"Göğü üzerinize bol bol yağmur taşıyıcı olarak gönderir." [Nuri][71:11]
﴿١١﴾

وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَارًا [٧١:١٢]
Wayumdidkum biamwalin wabaneena wayajAAal lakum jannatin wayajAAal lakum anharan [Transliteration][71:12]
и поддержит вас имуществом и детьми, и устроит для вас сады, и устроит для вас реки. [Крачковский][71:12]
и умножает ваш достаток и детей. Он установил для вас сады и реки. [Рысжанов][71:12]
поддержит вас имуществом и детьми, взрастит для вас сады и создаст для вас реки. [Кулиев][71:12]
Он увеличит богатства ваши и число сынов ваших, Он даст вам сады и реки. [Богуславский][71:12]
Умножает для вас имущество и сынов; дает вам сады, дает вам реки. [Саблуков][71:12]
"And He provides you with wealth and sons, and He makes for you gardens, and He makes for you rivers." [FreeMinds][71:12]
Mallarınızı ve çocuklarınızı çoğaltsın; size bahçeler versin; sizin için ırmaklar yapsın (akıtsın)! [Okuyan][71:12]
mal ve evlat vererek dünyevi refahınızı artıracak; dahası sizin için tarifsiz cennetler var edecek ve nehirler bahşedecektir. [Bayraktar][71:12]
"Sizi, mallar ve oğullarla güçlendirir, size yeşil bahçeler lütfeder. Ve sizin için nehirler akıtır." [Nuri][71:12]
﴿١٢﴾

مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا [٧١:١٣]
Ma lakum la tarjoona lillahi waqaran [Transliteration][71:13]
Почему же вы не надеетесь на величие Аллаха? [Крачковский][71:13]
Почему вы не надеетесь на Бога и простор? [Рысжанов][71:13]
Почему вы не чтите величия Аллаха? [Кулиев][71:13]
Отчего вы не верите в благость Божию? [Богуславский][71:13]
Почему вам не обратиться к Богу с благоговением? [Саблуков][71:13]
"Why do you not seek God humbly." [FreeMinds][71:13]
Size ne oluyor ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz? [Okuyan][71:13]
(13-14) “Size ne oluyor ki, Allah`a gereken saygıyı göstermiyorsunuz? Halbuki O, sizi halden hale geçirerek yarattı.” [Bayraktar][71:13]
"Ne oluyor size de Allah için bir vakar ümidinde olmuyorsunuz?" [Nuri][71:13]
﴿١٣﴾

وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا [٧١:١٤]
Waqad khalaqakum atwaran [Transliteration][71:14]
Он сотворил вас по периодам. [Крачковский][71:14]
Ведь Он сотворил вас поэтапно. [Рысжанов][71:14]
Он ведь создавал вас по этапам. [Кулиев][71:14]
Он создал вас в различных видах. [Богуславский][71:14]
Он создал вас в различных образах. [Саблуков][71:14]
"While He created you in stages?" [FreeMinds][71:14]
Sizi aşama aşama elbette O yaratmıştır. [Okuyan][71:14]
(13-14) “Size ne oluyor ki, Allah`a gereken saygıyı göstermiyorsunuz? Halbuki O, sizi halden hale geçirerek yarattı.” [Bayraktar][71:14]
"O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı." [Nuri][71:14]
﴿١٤﴾

أَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللَّهُ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا [٧١:١٥]
Alam taraw kayfa khalaqa Allahu sabAAa samawatin tibaqan [Transliteration][71:15]
Разве вы не видите, как сотворил Аллах семь небес рядами? [Крачковский][71:15]
Неужели вы не думаете, как сотворил Бог семь слоев небес? [Рысжанов][71:15]
Неужели вы не видели, как Аллах создал семь небес одно над другим, [Кулиев][71:15]
Разве вы не видели, как создал Бог семь небес, одни над другими; [Богуславский][71:15]
Не видите ли, как создал Бог семь небес, поставив их одно над другим сводами? [Саблуков][71:15]
"Did you not note how God created seven heavens in layers?" [FreeMinds][71:15]
Görmediniz mi Allah yedi göğü tabaka tabaka (birbiriyle uyumlu) nasıl yaratmıştır! [Okuyan][71:15]
(15-16) “Allah`ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz? Ayı, bunlar içinde bir nur yaptı ve güneşi bir kandil haline getirdi.” [Bayraktar][71:15]
"Görmediniz mi, Allah yedi göğü ahenkli bir bütün olarak nasıl yarattı?" [Nuri][71:15]
﴿١٥﴾

وَجَعَلَ الْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا [٧١:١٦]
WajaAAala alqamara feehinna nooran wajaAAala alshshamsa sirajan [Transliteration][71:16]
И сделал месяц на них светом, а солнце сделал светильником. [Крачковский][71:16]
Он установил луну в них светом, а солнце установил светильником. [Рысжанов][71:16]
сделал луну светлой, а солнце сделал светильником? [Кулиев][71:16]
как Он установил на них луну, для освещения, и солнце, как светильник. [Богуславский][71:16]
Он поставил на них луну свещею, поставил солнце светилом. [Саблуков][71:16]
"And He made the moon to illuminate in them, and He made the sun to be a lamp?" [FreeMinds][71:16]
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir kandil yapmıştır. [Okuyan][71:16]
(15-16) “Allah`ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz? Ayı, bunlar içinde bir nur yaptı ve güneşi bir kandil haline getirdi.” [Bayraktar][71:16]
"Ve Ay’ı, bunlar içinde bir nur yaptı ve Güneş’i bir kandil haline getirdi." [Nuri][71:16]
﴿١٦﴾

وَاللَّهُ أَنبَتَكُم مِّنَ الْأَرْضِ نَبَاتًا [٧١:١٧]
WaAllahu anbatakum mina alardi nabatan [Transliteration][71:17]
И Аллах взрастил вас из земли растением, [Крачковский][71:17]
Бог взрастил вас на земле растением. [Рысжанов][71:17]
Аллах вырастил вас из земли, словно растения. [Кулиев][71:17]
Бог произрастил вас из земли, подобно растениям, [Богуславский][71:17]
Бог возрастил вас из земли, как злачные растения: [Саблуков][71:17]
"And God made you grow from the earth as plants." [FreeMinds][71:17]
Allah sizi de bitki gibi yerden yetiştirmiştir. [Okuyan][71:17]
(17-18) “Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi. Sonra sizi oraya gönderecek ve yine oradan çıkaracaktır.” [Bayraktar][71:17]
"Ve Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi." [Nuri][71:17]
﴿١٧﴾

ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا [٧١:١٨]
Thumma yuAAeedukum feeha wayukhrijukum ikhrajan [Transliteration][71:18]
потом возвращает вас в нее и выводит изведением. [Крачковский][71:18]
Затем возвратит вас в нее и выведет выходом. [Рысжанов][71:18]
Потом Он вернет вас туда и вновь выведет оттуда. [Кулиев][71:18]
потом Он возвратит вас в нее и опять вызовет. [Богуславский][71:18]
Со временем Он возвратит вас в нее, и выведет вас, изводя из нее. [Саблуков][71:18]
"Then He returns you to it, and He brings you out totally?" [FreeMinds][71:18]
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden (oradan) çıkartacaktır. [Okuyan][71:18]
(17-18) “Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi. Sonra sizi oraya gönderecek ve yine oradan çıkaracaktır.” [Bayraktar][71:18]
"Sonra sizi yere geri gönderiyor ve sonra bir çıkarışla tekrar çıkarıyor." [Nuri][71:18]
﴿١٨﴾

وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ بِسَاطًا [٧١:١٩]
WaAllahu jaAAala lakumu alarda bisatan [Transliteration][71:19]
Аллах сделал для вас землю подстилкой, [Крачковский][71:19]
Бог установил землю для вас просторной, [Рысжанов][71:19]
Аллах сделал для вас землю ковром, [Кулиев][71:19]
Бог дал вам землю, как ковер, [Богуславский][71:19]
Бог разостлал для вас землю ковром, [Саблуков][71:19]
"And God made the land for you as a plain." [FreeMinds][71:19]
(19, 20) Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır." [Okuyan][71:19]
(19-20) “Allah, orada geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.” [Bayraktar][71:19]
"Allah size yeryüzünü bir yaygı yaptı, [Nuri][71:19]
﴿١٩﴾

لِّتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا [٧١:٢٠]
Litaslukoo minha subulan fijajan [Transliteration][71:20]
чтобы вы ходили по ней дорогами широкими». [Крачковский][71:20]
чтобы вы ходили по ее путям, широко шагая»» [Рысжанов][71:20]
чтобы вы ходили по ней широкими дорогами"". [Кулиев][71:20]
чтобы вы ходили по ней широкими путями. [Богуславский][71:20]
Дабы ходить вам по ней широкими дорогами". [Саблуков][71:20]
"So that you may seek in it ways and paths?" [FreeMinds][71:20]
(19, 20) Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır." [Okuyan][71:20]
(19-20) “Allah, orada geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.” [Bayraktar][71:20]
Ki ondan geniş yollar edinip de yürüyesiniz." [Nuri][71:20]
﴿٢٠﴾

قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِي وَاتَّبَعُوا مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُ إِلَّا خَسَارًا [٧١:٢١]
Qala noohun rabbi innahum AAasawnee waittabaAAoo man lam yazidhu maluhu wawaladuhu illa khasaran [Transliteration][71:21]
Сказал Нух: «Господь мой, они ослушались меня и пошли за тем, богатство и дети которого увеличили у него только убыток. [Крачковский][71:21]
Сказал Нух (Ной): «Господь мой! Поистине, они воспротивились мне и последовали за тем, кому достаток и дети увеличили убыток!» [Рысжанов][71:21]
Нух (Ной) сказал: "Господи! Они ослушались меня и последовали за тем, чье богатство и чьи дети приносят им только убыток. [Кулиев][71:21]
Ной сказал: Господи, они непокорны мне и следуют за теми, которых богатства и дети только усиливают погибель. [Богуславский][71:21]
Ной сказал: "Господи мой! Они воспротивились мне, и последовали тем, в которых имущество и дети их только увеличивают заблуждение. [Саблуков][71:21]
Noah said: "My Lord, they have disobeyed me and have followed he whose money and children only increased him in loss." [FreeMinds][71:21]
(Söylediklerini dinlememeleri üzerine) Nuh şöyle demişti: "Rabbim! Doğrusu onlar bana karşı geldiler; malı ve çocuğu kendi kaybını artırmaktan başka bir işe yaramayan kimseye uydular. [Okuyan][71:21]
“Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular.” [Bayraktar][71:21]
Nûh dedi ki: "Rabbim! Onlar bana isyan ettiler de malı ve çocuğu kendisine hüsrandan başka bir artış getirmeyen kişiye uydular." [Nuri][71:21]
﴿٢١﴾

وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًا [٧١:٢٢]
Wamakaroo makran kubbaran [Transliteration][71:22]
И ухитрились они великою хитростью [Крачковский][71:22]
Они ухищрялись великим ухищрением, [Рысжанов][71:22]
Они замыслили тяжкую хитрость [Кулиев][71:22]
Они замыслили против Ноя великие козни. [Богуславский][71:22]
Они ухитрились великою хитростию. [Саблуков][71:22]
And they plotted a great plotting. [FreeMinds][71:22]
Çok büyük tuzaklar da kurdular." [Okuyan][71:22]
“Ey Rabbim! Bunlar bana karşı geldiler. Malı ve çocukları kendi zararını arttırmaktan başka işe yarayamayan kişiye uydular ve büyük tuzaklar kurdular.” [Bayraktar][71:22]
"Çok büyük hileler sergilediler/çok büyük tuzaklar kurdular." [Nuri][71:22]
﴿٢٢﴾

وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ آلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا [٧١:٢٣]
Waqaloo la tatharunna alihatakum wala tatharunna waddan wala suwaAAan wala yaghootha wayaAAooqa wanasran [Transliteration][71:23]
и сказали они: «Не оставляйте никак ваших богов, не оставляйте никак Вадда, и Сува, и Йагуса, и Йаука, и Насра!» [Крачковский][71:23]
говоря: «Ни в коем случае не оставляйте ваших богов, ни «Уадда», ни «Суа,а», ни «Ягуса», ни «Яука», ни «Насра»!» [Рысжанов][71:23]
и сказали: "Не отрекайтесь от ваших богов: Вадда, Сувы, Йагуса, Йаука и Насра". [Кулиев][71:23]
Они говорили: не оставляйте богов ваших, не оставляйте Уадда и Сува’а, ни Ягута, ни Я’ука, ни Несра. [Богуславский][71:23]
Они сказали: "Не оставляйте богов ваших, не оставляйте ни Вадда, ни Совага, ни Ягуса, ни Ягука, ни Несра". [Саблуков][71:23]
And they said: "Do not abandon your gods; nor abandon Destroyer, nor Fertility; nor Lion, Steed and Eagle." [FreeMinds][71:23]
Şöyle demişlerdi: "Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd'i, Suvâ‘ı, Yeğûs'u, Ye‘ûk'u ve Nesr'i terk etmeyin!" [Okuyan][71:23]
“Sakın ilâhlarınızı bırakmayınız, hele Vedd`den; Süva‘`dan, Ye‘ûs`tan, Ye‘ûk`tan ve Nesr`den asla vazgeçmeyiniz.” [Bayraktar][71:23]
Dediler ki: "İlahlarınızı sakın bırakmayın! Ved’di, Süva’ı asla bırakmayın! Yeğus’u, Yeuk’u, Nesr’i de bırakmayın!" [Nuri][71:23]
﴿٢٣﴾

وَقَدْ أَضَلُّوا كَثِيرًا ۖ وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا ضَلَالًا [٧١:٢٤]
Waqad adalloo katheeran wala tazidi alththalimeena illa dalalan [Transliteration][71:24]
Поистине, они сбили с пути многих, и не увеличивай у тиранов ничего, кроме заблуждения!» [Крачковский][71:24]
Они сбили многих и увеличили у мракобесов заблуждение! [Рысжанов][71:24]
Они уже ввели в заблуждение многих. Не приумножай же беззаконникам ничего, кроме заблуждения!" [Кулиев][71:24]
Эти божества уже многих из них ввели в заблуждение и все более и более увеличивали заблуждение нечестивых. [Богуславский][71:24]
Они уже многих ввели в заблуждение, и в нечестивых увеличивают только заблуждение". [Саблуков][71:24]
And they have misguided many. And do not increase the wicked, except in misguidance. [FreeMinds][71:24]
(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: "Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!" (demişti). [Okuyan][71:24]
“Bunlar birçoklarını saptırdılar. Sen de bu zâlimlerin sadece şaşkınlıklarını arttır!” [Bayraktar][71:24]
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma." [Nuri][71:24]
﴿٢٤﴾

مِّمَّا خَطِيئَاتِهِمْ أُغْرِقُوا فَأُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُم مِّن دُونِ اللَّهِ أَنصَارًا [٧١:٢٥]
Mimma khateeatihim oghriqoo faodkhiloo naran falam yajidoo lahum min dooni Allahi ansaran [Transliteration][71:25]
От прегрешений их были они потоплены и введены в огонь, но не нашли для себя, кроме Аллаха, помощников. [Крачковский][71:25]
За свои ошибки были потоплены и войдут в огонь, не обнаружив для себя защитников, помимо Бога! [Рысжанов][71:25]
За свои грехи они были потоплены и ввергнуты в Огонь. Они не нашли себе помощников вместо Аллаха. [Кулиев][71:25]
За грехи их они были потоплены, потом ввержены в огонь. Они не могли найти помощи против Бога. [Богуславский][71:25]
За грехи свои они были потоплены, и ввергнуты в огонь геенский. Минуя Бога, они уже не нашли себе защитников. [Саблуков][71:25]
Because of their wrongdoing they were drowned, then they were admitted to the Fire, and they could not find besides God any victor. [FreeMinds][71:25]
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular ve ateşe sokuldular ve (o zaman) Allah'ın peşi sıra hiçbir yardımcı da bulamadılar (bulamayacaklar). [Okuyan][71:25]
Onlar hataları yüzünden boğuldular. Ardından ateşe atılacaklar. Allah`a karşı kendilerine yardım edecek kimseler bulamayacaklar. [Bayraktar][71:25]
Hataları yüzündendir ki boğuldular, ateşe atıldılar. Kendileri için, Allah dışında yardımcılar bulamadılar. [Nuri][71:25]
﴿٢٥﴾

وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا [٧١:٢٦]
Waqala noohun rabbi la tathar AAala alardi mina alkafireena dayyaran [Transliteration][71:26]
И сказал Нух: «Господь мой, не оставляй на земле из неверных ни одного обитающего в доме. [Крачковский][71:26]
Сказал Нух (Ной): «Господь мой! Не оставляй на земле ни одной обители закрывшихся! [Рысжанов][71:26]
Нух (Ной) сказал: "Господи! Не оставь на земле ни одного неверующего жителя! [Кулиев][71:26]
Ной сказал: Господи, не оставляй на земле ни одного дома неверных. [Богуславский][71:26]
Ной сказал: "Господи мой! Не оставляй на земле ни одного неверного. [Саблуков][71:26]
And Noah said: "My Lord, do not leave on the earth any of the rejecters at all." [FreeMinds][71:26]
Nuh demişti ki: "Rabbim! O kâfirlerden kimseyi yeryüzünde bırakma! [Okuyan][71:26]
(26-27) “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.” [Bayraktar][71:26]
Nûh şöyle yakardı: "Rabbim! Yeryüzünde, kâfirlerden yurt tutacak/gezip dolaşacak hiç kimse bırakma!" [Nuri][71:26]
﴿٢٦﴾

إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوا إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا [٧١:٢٧]
Innaka in tatharhum yudilloo AAibadaka wala yalidoo illa fajiran kaffaran [Transliteration][71:27]
Если ты оставишь их, они собьют Твоих рабов и не породят никого, кроме распутного, неверного. [Крачковский][71:27]
Поистине, если Ты оставишь их, они собьют Твоих слуг! Они породят нечестивца закрытого! [Рысжанов][71:27]
Если ты оставишь их, они введут в заблуждение Твоих рабов и породят только грешных неверующих. [Кулиев][71:27]
Потому что, если Ты оставишь их, они совратят рабов Твоих и не породят ничего, кроме безбожников и неверных. [Богуславский][71:27]
Потому что, если Ты оставишь их, они введут в заблуждение рабов твоих, и родят только нечестивых, неверных. [Саблуков][71:27]
"If you are to leave them, then they will misguide Your servants and they will only give birth to a wicked rejecter." [FreeMinds][71:27]
Şüphesiz ki sen onları bırakırsan kullarını saptırır; sadece ahlaksız, nankör (işler) doğururlar (yaparlar). [Okuyan][71:27]
(26-27) “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.” [Bayraktar][71:27]
"Çünkü eğer sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar ve kötülük üreten nankörden başkasını doğurmazlar." [Nuri][71:27]
﴿٢٧﴾

رَّبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا تَبَارًا [٧١:٢٨]
Rabbi ighfir lee waliwalidayya waliman dakhala baytiya muminan walilmumineena waalmuminati wala tazidi alththalimeena illa tabaran [Transliteration][71:28]
Господи, прости мне, и моим родителям, и тем, кто вошел в мой дом верующим, и верующим мужчинам и женщинам. И не прибавляй для обидчиков ничего, кроме гибели!» [Крачковский][71:28]
Господи! Прости меня и моих родителей, тех, кто вошел в мой дом верующим, и верующих мужчин, и верующих женщин! Увеличь мракобесам лишь погибель!» [Рысжанов][71:28]
Господи! Прости меня и моих родителей и тех, кто вошел в мой дом верующим, а также верующих мужчин и женщин. А беззаконникам не приумножай ничего, кроме погибели!" [Кулиев][71:28]
Господи, прости мне и родителям моим, тем из верующих, которые войдут в дом мои, а равно всем правоверным, мужчинам и женщинам, и истреби нечестивых. [Богуславский][71:28]
Господи мой, прости мне и родителям моим; тем, которые войдут в дом мой, будучи верующими; верующим мужчинам и верующим женщинам: а между нечестивыми увеличь только гибель!" [Саблуков][71:28]
"My Lord, forgive me, and my parents, and whoever enters my home as a believer, and the believing males, and the believing females; and do not increase the wicked except in destruction." [FreeMinds][71:28]
Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helakini artır!" [Okuyan][71:28]
`Rabbim, beni, anamı, babamı, iman etmiş olarak evime, gemime girenleri, mü’min erkekleri ve mü’min kadınları koruma kalkanına al, bağışla. İnkâr ile isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan, suikastler tertipleyen, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin, müşriklerin de yalnızca helâklerini artır!` [Bayraktar][71:28]
"Rabbim! Beni, anne babamı, inanmış olarak evime gireni, tüm inanmış erkekleri ve inanmış kadınları affet! Zalimlerin de sadece helâk ve perişanlığını artır!" [Nuri][71:28]
﴿٢٨﴾

This document is printed with Zekr 1.1.0m1 (http://zekr.org).